SIKÇA SÖYLENEN, DOĞRU BİLİNEN YANLIŞ İFADELER: Çocuğunuzu Teşvik Etmek İçin Onunla Nasıl Konuşmalısınız?

Çocuğunuzu Teşvik Etmek İçin Onunla Nasıl Konuşmalısınız? Çocuğu överek değil, yüreklendirerek iyi davranış geliştirmesini sağlayın. Aslında her ikisinin arasında pek bir fark yokmuş gibi gelse de gece ve gündüz kadar farklılardır. Övgünün tersi olan yergi, eksikleri ve hataları vurgular. “Hep en sona kalıyorsun.”, “Başında birisi olmadan yapamıyorsun.”, Hep, hiç, her, asla, bütün, tüm, gibi genelleme sözcükleri içeren ifadeler yergi ve yargı içerir. Eleştirilen, olumlu yönleri görülmeyen kişide kendiyle ilgili olumlu algı geliştirmez. Çocuğunuzu Teşvik Etmek İçin Onunla Nasıl Konuşmalısınız?

Övgü ifadelerinin yerine ne denebilir?

Aferin”, “Çok güzel olmuş.”yerine ona neden dolayı beğendiğinizi açıklayın. Çünkü çocuğunuz, siz ve onu onaylayan, değerlendirenler olmadan da iyi ve güzeli bilmelidir. Böylece her seferinde onu onaylamak yerine onun artık kendiliğinden iyi-doğruyu yapmasını sağlarsınız. Çocuğunuzu Teşvik Etmek İçin Onunla Nasıl Konuşmalısınız?
Kendinizden büyük veya eşit birine “Aferin, çok güzel giymişsin.” dediğinizde komik olur ve ona yüksekten bakar gibi durursunuz. İstediği kadar candan olsun “aferin” kişiye soğuk bir değer yargısı ve üstünlük ifade eder. Oysa “Kıyafetin çok hoşuma gitti. Tam yerine ve mevsimine göre giyinmişsin.” bir teşvik ifadesidir ve eşit insanlar arasındaki bir mesajdır. Herkese rahatça verilebilir. Çünkü herkesin teşvike gereksinimi vardır. Kendine ve çocuğa saygı gösterir. Öven kişi “aferin” derken övülen kişi neden beğendiğini açıklamadığı için değerlendirme de göreceli olarak kalır. Çocuğunuzu Teşvik Etmek İçin Onunla Nasıl Konuşmalısınız?

“İşini zamanında bitirdiğin, özenle ve yaratıcılığını katarak yaptığın için çok beğendim, ”,

“Dişlerini fırçaladığın için ağzın mis gibi kokuyor.”,

“Resminde kağıdın her tarafını kullanmışsın. Renklerin birbiriyle uyumlu. Özellikle morla sarı birlikte çok uyumlu olmuş.”

“İyi bir çocuksun”yerine “Arkadaşına yardımcı olmanı çok hoşuma gitti.

“Hep böyle uslu dur” yerine, “İşimi yaparken sabırla beklediğin için çabucak bittirdim ve böylece oyuna daha çok zamanımız kaldı.”, “Misafirlikteyken kendi başına güzelce oynadığın için arkadaşımla konuşmamız gereken tüm konuları konuşabildik. Ayrıca gelirken ben demeden dağınıklığını kaldırman da çok yerinde bir davranıştı.”
“Sınıftaki en güzel yazı seninki” yerine “Her geçen gün daha güzel yazıyorsun. Hepsi de aynı boyda ve okunaklı.”
“Seninle gurur duyuyorum” yerine “Yaptıklarınla ne kadar övünsen yeridir. Seni takdir ediyorum. Seninle iftihar ediyorum.” deyin. Çünkü onun yaptıklarıyla gururlanmanız onun minicik omuzlarına yüklenen bir yüktür. Hep sizi düşünerek bir şeyler yapması onda kaygı uyandırabilir ve başarısız olduğunda sizi utandıracağını düşünebilir.

Unutmayın ki eğitim siteminde de başarılı olanlara onur belgesi, takdir belgesi, teşekkür belgesi ve eski zamanlarda iftiharname verilirken gurur belgesi, övgü belgesi verilmez. Çünkü kişinin kendiyle bile gururlanıp övünmesi başkalarına üstten bakışı da hissettirir. Ama birey yaptıklarıyla kendini ve başkalarını onurlandırıp, takdir toplayabilir.

Kendi başına karar vermesini öğretin.“Kendin ve çalışmaların hakkında en önemlisi senin beğenip beğenmediğin, hissettiklerindir.”

Çaba ve gelişmeye odaklanın. “Mükemmel olmak zorunda değilsin. Önemli olan çaban ve gelişmendir.” Çocuk, kendisinin ve başkalarının çabalarını kabul etmeyi öğrenir. İşinde başarıncaya kadar sebat göstermeyi öğrenir. Bir defada başarılı olmayabileceğini, başarının sürekli ve adım adım çalışarak geldiğini bilir. Aynı bir günlük sporla kas yapılamayacağı, müzik alet çalınamayacağı, zayıflanamayacağı gibi. Küçük değişimlerin büyük değişimler yaratacağını bilin.

Olumlu yönleri vurgulayın, olumluyu yaratın ve olumlu olanı büyütün.. “Yardımcı olduğun için teşekkür ederim, katkınla çabucak ve istediğimiz gibi yaptık.”, “Bugün kardeşinle ne güzel oynadınız, sizi eğlenirken seyretmek zevkliydi.”, “ Senin yaşındaki birinin TV’yi kapatıp dersin başına oturması kolay değildir. Seni bunu yaptığın için takdir ediyoruz.” Böylece, onun iyi şeyler de yapabildiğini görmesini sağlarsınız.

Oysa çoğunlukla yapılan eleştiri, onun kötü, yanlış, eksik, vb. yaptığı şeyleri söylemektir. Bu kendiyle ilgili ben kötüyüm, yapamıyorum, gibi olumsuz bir algı geliştirmesini sağlayabilir.

Çocuk, yetenek ve çabalarını, yalnız kendisi için değil, başkaları için de kullanmasını sağlayın. Çocuğunuzu Teşvik Etmek İçin Onunla Nasıl Konuşmalısınız?

Sözel yönergeleriniz çocuğun anlayacağı terimlerden oluşmalıdır.
Çocuğunuzun siz dinlediğinden emin olduğunuz zaman konuşun.
Üst üste tekrar edip “hadi” demek yerine sadece çalışmanın başlangıcında neyi, neden, ne zaman yapacağını sorun veya siz söyleyin.
Kabul edilebilir davranışla ilgili model oluşturun. Çocuğunuz sizi taklit eder. Söylediklerinizden çok yaptıklarınızı yapar.
Geliştirmek istediğiniz için bir tablo hazırlayın. İstenen davranışı yaptığı zaman gülen yüz, yıldız, puan, vb. Şekillerde işaretleyin. Yapmadıkları zaman boş bırakın. İşaretlemenin yanı sıra sözlü takdir ederek ve gülümseyerek, öperek, sarılarak vb. beden dilinizle veya çikolata, sticker, vb. vererek anında pekiştirin. Özellikle okul öncesi çocuklar işaretten çok bu anında yapılan ödül ve takdirlerden etkilenirler.

Çocuğunuzun doğru davranışı yapmadığında “ne unuttuğunu görmek için tabloya bakmada yarar var” diyerek tekrar denemesini sağlayın.

Yararlı değişimin gerçekleşmesi için hata ve sorunları yerine başarılarına, çözüme, doğru yapılanlara, sorunun yaşanmadığı istisna durumlara ve çocuğun güçlü yönlerine odaklanın.
Çocuğun bir davranışı yapmamasının altındaki nedenleri anlamaya çalışın.
Çocukla birlikte olası çözüm stratejileri oluşturun. “Bu konuda senin bir önerin var mı?”
Alışkanlık haline gelen davranışı değiştirebilmek için çocuğun doğru davranışı sergilemesini sağlayın. Bir kez bile olumlu davranışı sergilediğinde onu ödüllendirip, teşvikle desteklendiğinizde iyi şeyleri tekrar duymak için olumlu davranışı tekrarlamaya istekli olacaktır. Unutmayın ki siz de azarlanıp, eleştirilmekten yerine iyi yaptıklarınızın takdir edilmesini seversiniz.

Yapamadıklarının yerine yaptıklarının üzerinde durun. Olumsuz davranışına davranışlarına tepkisiz kalır, göz teması kurmazsanız bu olumsuz davranışın altını çizmemiş olursunuz. Çocuklar, sonuç veren şeyleri yaparlar. Yanlış davranışları olumsuz da olsa ilgi görüyorsa bunu tekrar ederler.

Çocuğunuzla hiç değilse günde yarım saat oynamak, kitap okumak, gezmek, araştırma yapmak, vb. onunla iyi zaman geçirmek eğitim vermek kadar önemlidir. Bu aktiviteler çocuğunuzla duygusal banka hesabınızın artmasına, birbirinizi daha iyi tanımanıza, birlikte birçok şey üretmeye olanak sağlar.
Bir çocuğun kahvesi de oyundur. Bu nedenle onunla oyun oynayın. Çocuğunuzun sevip sevmediği şeyleri iyi bilirseniz uygun davranışı sergileyebilmesi için hangi ödüller ve yaptırımları kullanacağınızı bilirsiniz.
Seçenekler, koyduğunuz sınırlardır. Onları kesin olarak belirttikten sonra bunun ihlal edilmesine izin vermeyin. Örneğin, “Bunu yapar mısın, isterim, lütfen, yemek yer misin, vb” esnek ifadeler yerine “Şimdi oyun saati, haydi bakalım yemek saati herkes sofraya, buraya gel, vb.” komut şeklinde kesin ifadeler kullanın.
Ona yönerge verirken ne yapmamasını söylemek yerine, yapmasını istediğiniz şeyi söyleyin. Beyin çok uysal bir organdır, ve söylenirse onu yapar, ters söyleneni de aynen yapar.

Montunu sandalyenin üstüne koyma (Ama nereye koysun?) yerine “Montunu çıkarınca askıya as.”
Konuşma yerine (Konuşmayıp da ne yapsın?) “Sessiz ol.”
Arkadaşına vurma yerine “Arkadaşına neden kızdığını sakince oturup anlatırsan o da bir daha seni üzecek bir şey yapmaz.”
Çok koyma yerine “Üç kaşık koyman yeterlidir.”
Ağlama yerine “En iyisi biraz sakinleştikten sonra oturup konuşalım.”
Onu kaybetme yerine “Onu iyi sakla.”
Odanı dağıtma yerine “Kullandıklarını işi bitince yerine koy.”

Pedagog Canan ŞİMŞEK KARABULUT

http://www.pufnoktasidanismanlik.com/makale-cocugu-tesvik.html